Tuesday, April 08, 2008

8 Nisan

Bugun 8 Nisan'mis. ve de cingeneler bayrami...
ama bugun Yedi Tepelim'deki Cingenelerin yerlesim yeri olan Sulukule'deki evleri yikilmis yetkililer tarafindan.

Kucuklugumden beri cok sevdim Cingeneleri..cok dogal geldiler bana..iclerindeki ritmin farkina varip bunu disari vurmak kadar guzeli var mi? ne kadar guzel ruhlu bi etnik topluluklardir.. ruhlarinin guzelligi muziklerine vurmuyor mu? Simdi sesler duyuyorum kafamin bir kosesinde: ama onlar degil mi bissuru kotuluk icinde yasayan? insanlari soyan? her turlu kotulugu yapan diye? Hic bi kere!!!!
Sorarim onlar degil mi, toplumdan dislanan? is verilmeyen? hor gorulen? kucumsenen?
Zaten kucuklugumden beri hic anlamamisimdir bu kucumse(n)me olayini..kim buyuk ki baskalari kucumsensin? ya da bu buyukluk neye gore(yazimlarimda noktadan sonra buyuk harfle baslamamamin nedeni de bu mudur?)? veyahut buyuk olsan ne olacak kardesim? hepimiz su dunyaya bir nefes alip, bir yudum su icmeye gelmedik mi?
neyse... yine dagildim..kendi daginikligim icinde..
Sunu demek istemistim:
*Kucuklugumde en sevdigim renk Cingene pembesiydi,
*uzun bi zamandir en sevdigim muzik Cingene muzikleri (dunyanin heryerinden)
*8 Nisan'in neden bilmem ama hep ozel bir gun oldugunu hissetmistim,
Bugun okudugum haberde bugun- 8 Nisan- Cingenelerin havalarin isinmasiyla magaralardan cikisini temsil ediyormus..

***bir defa daha surulmenin acisi ne kadar buyuk olsa da nice umutlu, neseli 8 Nisan'lar kendini Cingene ruhlu hisseden herkes! Topragindan surulmek tarihin yine tekrarladigi bir utanc! varsin icimizdeki muzik hic susmasin!

Thursday, April 03, 2008

Besiktas'ta oturdugum, ruhumun cok buyuk bir parcasi olan (ben besiktas'siz yasamaya calistigimdan beri kuzenim Emrah'in oturdugu) evimin satilacagini duydum gecen haftalarda..
Ne kadar aci..
Ne kadar buyuk bir "realite"! : herseyin hayatta ne kadar hizli degistiginin, icimdeki utopik dunyanin esasinda varolmadiginin kaniti...
Bu gunlerde tez yazmak zorundayim, ama hic icimden gelmiyor... yazacak kelimelerim var, soyleyecek sozlerim edebiyat icin, sanat icin... Alamanya ve Hollanda'nin goc politikalari uzerine diil..
icimde uyutmaya calisitigim EsraR~~~ canlanmaya, kipirdanmaya basladi...
Halbuki Besiktasim'i biraktigimdan beri Esra olmaya calismistim. Ruhu cok fazla ucmayan, icinden gokkusaklari gecmeyen, siyah giyebilen, ruhu sevincten havalara ucmayan, yalin yapyalin bir Esra iste..Turkiye'deki en populer isimlerden olan Esra'lardan biri iste.. siradan. kendi felsefeleri olmayan. kaliplara sigmaya calisan. dedikodu yapan. dunyayi daha iyi bir dunya yapacak fikirlerle diil, insanlarla ugrasan..

ama, canim su an cok fazla istanbul cekiyor, ama sanki herseyi goze alip gelsem korkuyorum, ya hersey ayni olmazsa diye? ya da daha iyi.. icimdeki korkak cok konusuyor sanirim...
ben yolda yururken, yerleri supuren o guzelim insanlara 'kolay gelsin!' demek istiyorum, onlarin bana tebessumle bakip, 'saol kizim!' demelerini duymak istiyorum. Her gun yeni hikayeler duymak, icimdeki ak cayin denizini bulmasini istiyorum. kulaklarima martilar dolsun, nefesim denizle acilsin ve nefes almak istiyorum!
ruhum sigmiyor artik gri dunyaya...
tanidik sarkilar dinlemek istiyorum...
gecenin ucunde kalkip efkarlanmak istiyorum..
'an'larla var olmak istiyorum!

Wednesday, April 02, 2008

iste oyle bir sey...

Insan ruhu huzursuzsa,
Havada gunes yoksa,
cicekler kurumussa,
ruh arkadasliklari solup gitmisse..
ne yapmali?

insan neden yasamak ister ki?
devam etmek...
devam edemediginde
alip basini gitmek...
gidecek bir yeri olmadiginda
yok olmak istemek...
Yokluk icinde varoldugunda
kendinden gecmek...

hepsi niye? kime?
hicbir sorunun cevabini bilememek

iste boyle bir yasam tüttürmek..