Thursday, November 13, 2008

Babamin ruhumdaki ayak izleri ve kendime ciziyor oldugum YOL


Babamin ticari hayatta kazandigi basari herkes tarafindan cok carpici bir hikayedir. Toroslar'in tepesindeki kucucuk bir koyden baslayip basamaklari tirmanmis. Ilkokul hocasi bu cocukta cok kafa var, nolur okutun demis, dedem izin vermemis (vakit 2. Dunya Savasi sonrasi Turkiye), babamin o sevgili ogretmeni (uzaktan da olsa kucuklugumden beri icimde hayranlik uyandiran o ogretmeni gorme firsatim olmasindan cok mutmainim) 'ben okutucam Ahmet'i, bu cocugun okumasi lazim, butun masraflarini ben karsilayacagim' dedikten sonra dedem babamin okumasina izin vermis, vermis de bu sefer babam bakmis Turkiye'nin durumuna, ailede para yok bissuru kardes var, okuyup da bir yere gelenilebilecek bir ulkede degil, o da calisma hayatina atilmaya karar vermis. Yapabilecegi her turlu isi denemis: bulasikcilik, garsonluk (esasinda tabaklari cok sIk kirdigi icin garsonluga terfi etmisler :) ), pazarcilik, fanilyacilik (garip bi meslek adi dime?), trikoculuk, Muzaffer Izgu'yle birlikte sinemada yer gostericiligi (bu is icin Turkce'de sanirim bir ad yok ama ingilizcede 'usher'), ve daha neler neler en sonunda da plastik isi (biliyorum hic de cevreci bir is degil ama en azindan babamin bu ise basladigi donem icin gerekli olan bir madde), simdilerdeyse muteahhit. Neden mi bunlari anlattim? Cunku her zamanki gibi meseleyi kendime yontucam. Ben hep okudum, iyi de bir tahsilim var ama is konusunda 'herkesin' sahip oldugu makam hirslarindan biraz arindirilmis bir yapim var. Evet, yaptigim isin en iyisini yaparim her zaman ama mesela kucuklugumde sorsaydiniz ne olmak istersin diye, cevabim ya bahcivan ya da copcu olmak isterim derdim. Hala da ayni isler konusunda kararliyim. Bahcivan yani cevreciyim, guzel bir bahcem olsun(bi de deniz kenarinda ruzgari ve dalgalari ve de yosun kokusunu icimde hissedebilecegim, gun batimini ve dogumunu izleyebilecegim, dolunaya geceleri catisinda kafa tutabilecegim ici kitap dolu bir ev, daha ne olsun ki???...) Ay yine konuyu sapittirdim, sira copcu olmaktaydi: evet ben hala insanlara faydali olmak istiyorum, fedekar copculer gibi etrafin kirini, pis kokusunu gidermek istiyorum. Toplumun ayiplari, kusurlari uzerine gidip bir 'utopya' yaratamasam da yapabilecegimin en iyisini sivil toplum orgutleri icin calisarak yapacagim, daha guzel bir dunya icin...

Ve bugunlerde babamin hikayelerini dinlememin tesiriyle belki ben de garip garip isler yapiyorum. Belki hayat benim icin babaminkine gore daha kolay, benim gecindirmem gereken bir ailem yok ve paranin daha kolay kazanildigi ingiltere'de calisiyorum ama icimdeki Akseki genleri de para kazanmadan ruhuma rahat tanimiyorum napalim? Yeni Zelanda'dan Ocak sonu donunceye kadar garip garip isler yapmaya devam, sonra yolumu bulacagim ama, bunu biliyorum.

Neler mi yapiyorum? Mesela

*Tramvaylarla ilgili bir arastirmada, tramvaylar duraklarina tam olarak kacta variyor, kacta ayriliyor, her durakta kac kisi iniyor/biniyor bunlari kaydettim

*Universite'de siniflari dolasip her sinifta her saatte kac kisi var sayip kaydettim

*Universite'de bayan tuvaletlerine gidip WC kapisinin arkasina afis yapistirdim

*Yine universite'de sekreteryada calistim

*Universite'nin spor ve yuzme salonlarinda 'gizemli musteriyim' bu ne mi demek oluyor, soyle: calistigim sirket benim spor salonu uyeligimi oduyor, ben de gidip yuzuyorum, spor salonunu kullaniyorum, cafe'sinde yiyip iciyorum, badminton oynuyorum sonra da bu vakit gecirdigim yerler hakkinda rapor tutuyorum. Zevkli dime ama biraz da stresli :)

peki gunun stresini uzerimden atamayip, gecenin ucunde uyanip, dorde kadar uyuyamayinca napiyorum kalkip vegan cikolatali, uzeri fudge kapli kekimden 1.5 parca kesip uzerine krema sikip, bir bakdak balli sutu mikrodalgada isittiktan sonra hepsini afiyetle mideme indirip, gidip sicak yatagimda uyuyorum :)

1 comment:

Anonymous said...

Sevgili EsraRim,

Sen icindeki ozgur ve asi ruhun sozunu dinleyen akilli cocuklardan birisin bunu unutma. Ruhun sana uc dedi uctun, oku dedi okudun, git dedi gittin, sev dedi sevdin...Neticede beden(içindeki beyin ile beraber) ruhun bir aparatı ve aracı ise sayet sen ( yani ruhun) bu aracı hep iyi kullandın. Ne olur bir dost bir kardes olarak soyluyorum sana ve dua ediyorum, ruhun sana aksini soylemedikce sakin gittigin yoldan vazgecme. Cunku inan bana ruhunun soylediklerine beyni ile itiraz edenler, ruhu kus olup ucmak isterken kendi topraga kok salip makamlarin dunyasinda yasayanlar, yeteneklerini bildigi gordugu halde kullanmayanlar, bundan kimi zaman korkan kimi zaman erinenler cok buyuk aci icindeler. Ve bir gun ruhlarinin o aparatlardan alacagi intikamlar oldugunun farkindalar. ( nerden mi biliyorum; tecrube ile sabit)

Sevdigin isi yapmak; yaptigin ise sevmek, ekosisteme saglayabilecegin en buyuk katki; isleyip isleyebilecegin en buyuk sevap. Sen ve senin gibiler O'na Dunyaya gelis ve buradaki misyonun hakkinda verdigi sozu animsayan ve bu soze sadik kisiler. Sakin yolunuzdan donmeyin...

Cok ozledim be hatun,

her daim dost,
hgd